İnsan Beyninin Gizeminin Bilimsel Gerçekleri Nelerdir?

İnsan beyninin gizemi hala çözülmeyi bekleyen bir bilmecedir. Bundan dolayı insan bedeninin komuta merkezinin nasıl çalıştığına dair bilmeceyi çözmek oldukça göz korkutucu ve baş ağrısına sebep olacak bir çalışma gibi görünebilir. Ancak insan beyni bu karmaşayla baş edebilecek seviyededir.

Günün her saniyesi çok fazla bilgiye maruz kalan insan beyni, bir düşünceyi, kararı oluşturmak için farklı bölümleri birbirine bağlar. Bu yazımızda “İnsan beyni nasıl çalışır?, İnsan beyni kaç gb’dır?, İnsan beyni ne kadar enerji tüketir? Beynin bölümleri ve işlevleri nelerdir?” gibi sorulara cevaplar bulabileceksiniz.

İnsan Beyninin Gizemi

Beyin nedir şeklinde yöneltilen bir soruya; duyulardan, kimyasal mesajlardan veya diğer uyaranlardan gerçekleri alan ve bir sonuç çıkaran nihai işlem birimidir, şeklinde cevap verilebilir. Bu yüzden insanın kendi beyniyle ilgili gizemi çözebilmesi için önce gerçekleri bilmesi gerekir. Gerçekler ortaya konulduğunda şaşırtıcı bir biçimde insan beyni bulmacayı tamamlayarak kendi gizemini çözer.

İnsan Beyni Kaç Gramdır?

İnsan beyni kaç gramdır, sorusuna bir yetişkin beyni yaklaşık 1.4 kilogramlık sert-jöle dokulu bir yapıya sahiptir ve güçlü bir bilgisayar gibidir şeklinde cevap verilebilir.İnsan beyni, kişinin hayattaki ilk yılında üç kat büyür. Ancak daha sonra hayat insan beynini fiziksel olarak küçültür. Ayrıca beynin fiziksel boyutunun daha yüksek zeka ile önemli bir ilişkisi bulunmadı. Genel olarak araştırmalar beyin büyüklüğünün zeka değişkenliğinin yaklaşık yüzde 10'undan sorumlu olduğunu buldu.

İnsan Beyni Ne Kadar Enerji Tüketir?

Tüm düşünme, karar verme ve işleme süreçleriniz vücudunuzdaki toplam enerjinin, oksijenin ve kanın yaklaşık yüzde 20'sini tüketir. İnsan beyni sağ ve sol iki kısımdan oluşur. Bunun nedeni, korpus kallozum (bir sinir demeti) ile birbirine bağlanan neredeyse simetrik iki yarım küreye bölünmesidir. İnsan beyni, bedeniyle çapraz bağlantılıdır. Yani beynin sol tarafı, vücudun sağ tarafındaki kasları kontrol ediyor. Beynin sağ tarafı ise vücudun sol tarafındaki kasların iplerini çekmekten sorumludur.

Bu durum kafa karıştırıcı gibi dursa da insan beyni bu durumu çözdü. İnsan beyninin tümü, yaratıcılık ve diğer zihinsel görevler için devreye girer. Dolayısıyla, sanatsal insanlar sağ beyinlerine daha fazla güvenmiyor. Analitik insanlar daha fazla beyinli değildir. Yarım kürelerde hafif bilişsel farklılıklar bulundu ancak beynin sol tarafı alınmadan insanın kendini sağ beyinli olarak adlandırması doğru bir durum değildir.

Beynin Bölümleri ve İşlevleri Nelerdir?

Bilim beyni dört lob’a ayırır: frontal, parietal, oksipital ve temporal loblar. Her lob belirli görevleri yerine getirir. Ön lob, düşünme görevlerinin yanı sıra hareket ve kısa süreli belleğin üstesinden gelir. Dokunma ve tat ile ilgili duyusal bilgiler parietal lobunda işlenir. Oksipital lobu ise gözlerin aldığı bilgileri işlemek ve depolamakla ilgilenir. Temporal lob, hafıza saklama, koku, tat ve ses üzerinde çalışır.

Buraya kadar oldukça çok bilgi edindiniz. Beyninizde bir sancı hissediyor musunuz? Eğer öyleyse hissettiğiniz sancının gerçek olmadığını bilmenizi isteriz. Beyin, vücudun etrafından gelen sinyalleri yorumlar ancak kendi başına acı hissedemez. Hatta beyin donması denilen durum beynin fiziki olarak donması değil, insanın boğazındaki kan damarlarının soğuktan daralması sonucunda oluşur.

İnsan Beyni Nasıl Çalışır ve İletişim Kurar?

Lucy isimli insan beyninin yüzde 100'ünü kullanırsa ne olur şeklinde konsepte sahip filmlerin ardından toplumda, insanlar beyinlerinin ne kadarını kullanıyor sorusu oluştu. İnanılanın aksine insanlar beyinlerinin yüzde 10'undan fazlasını kullanıyor. Yani beynin tamamı çoğu zaman çalışıyor. Karmaşık insan vücudunun sorunsuz çalışarak güvende kalmasının tek yolu budur. İnsan beyni şimdiye kadar üretilmiş olan en iyi bilgisayardan bile çok daha iyidir. Her saniye çok fazla bilgiyi, bir bilgisayardan daha hızlı bir şekilde işleyebilir.

Bütün bu işlemler, bilginin beyinde hızlıca dolaşması anlamına gelir. Bilginin hızı değişse bile tahmini olarak bilgiler beyinde saatte 402 kilometre hızla dönebilir. Tüm bu hızı ve hesaplamayı mümkün kılan nöronlardır ve beyinde nöronlardan yaklaşık 100 milyar tane vardır. Nöronlar kendi aralarında kimyasal veya elektriksel sinyaller yoluyla iletişim kurabilir.

Nöronlar, kendilerini diğer hücrelerden ayıran benzersiz özelliklere sahiptir. Böylece fiziksel farklılıklar işlerini yapmalarına yardımcı olur. Nöronların bir ucunda dendrit ve diğer ucunda akason adı verilen özel dallar vardır. Dentritler bilgi alırken diğer uçta bulunan akson bilgiyi bir sonraki nörona gönderir.

Sinapslar, bilgiyi iletmek için nöronlar arasında dokunmaya yaklaşılan boşluklardır. İnsan beyninde yeni bir düşünce oluştuğunda veya insan bir şeyi hatırladığında, yeni sinaptik bağlantılar oluşur. Beynin kimyasal habercilerine nörotransmiterler denir. İnsan vücudu bu kimyasalları nöronlar arasında kelimenin tam anlamıyla mesajlar iletecek şekilde yapar. Adrenalin, dopamin, serotonin, nörotransmiter örneğidir.

Her insanın beyni kendisine özeldir. Çünkü insan beyni, kişinin deneyimlerini benzersiz bir şekilde bağlar. Bu kablolama kişi öğrenmeye ve deneyimlemeye devam ettikçe gelişir. Beyin mekaniğinin çalışma şekli çok sayıda üst düzey görevi yerine getirmeyi sağlar. Ancak insanlar çoklu görev gerçekleştiremiyor. Beyin görevler arası hızlı bir şekilde geçiş yapabilir fakat aynı anda gerçekleştiremiyor.

İnsan beyni kolay bir şekilde sıkılır. Araştırmalar, her 10 dakikada bir beynin, kişinin dikkatinde bulunan sıfırlama düğmesine basması için kişiyi duygusal olarak harekete geçirecek bir şeye ihtiyacı olduğunu ortaya koymuştur. İnsan beyni sıkılsa bile hayatta kalma konusundaki odağını asla kaybetmez.

Bu, vücudun komuta merkezinin önceliğidir. Bu da beynin sürekli kişiyi güvende tutmak için güvenlik konusunda kararlar alarak sorunları çözdüğü anlamına gelir. Örneğin insan uykuya daldığı zaman beynin tamamı uyumuyor. Bu duruma en güzel kanıt da rüyalardır.

Beyinde Algı ve Düşünceyi Şekillendirme

  • İnsan bir rüyada fantastik bir ortam veya macera algılayabilir. Algıyı ayarlamak beynin görevlerinden biridir. Beyin, kişinin dünyasının eksiksiz bir resmini çizmek için duyusal verileri kullanır.
  • Beyin duyusal karmaşıklıklar, sinestezi gibi durumlar yaratabilir. Bu, duyularınızın bir algı üzerinde bir katman oluşturacak şekilde birleştiği zamandır. Yaygın bir örnek olarak insanların müzik duyduklarında renkleri görmeleridir.
  • Algılamanın farklı olmasının nedeni, beynin duyusal bilgiyle etkileşim ile ilgili her şeye sahip olmasıdır. Örnek olarak işitme duyusunu ele alalım. Kulaklar ses dalgalarını toplar. Ama işitme ve dinleme deneyimi beyinde şekillenir. Bu yüzden iki kişi aynı ses dalgası kulağına gelse bile farklı bir şey duyduklarını sanabilir.
  • Beyin araştırmacıları kişinin düşündüğünü izleyebilir. Bunun nedeni, fiziksel olarak birçok nöronun ateşlediği kadar düşüncelerin de görüntülemede ortaya çıkmasıdır. Yine de düşüncelerin nasıl oluştuğu ve hangi süreçlerin sorumlu olduğuna dair hala birçok gizem vardır. Temel düzeyde, beyin düşünce adı verilen yeni bir karışım oluşturmak için farklı bilgileri birbirine bağlar.

Anı Üretmek

Beynin dünyayı algılama ve düşünce üretme yeteneği ne kadar etkileyiciyse hafıza da bir o kadar şaşırtıcıdır. İnsan beyni kaç gb diye merak ediyorsanız eğer, insan beyninin 2 milyon 500 bin gigabayt bilgiyi depolayabileceği tahmin ediliyor. İnsan hafızasının iki temel bellek türü vardır: kısa süreli ve uzun süreli bellek. Kısa süreli belleğe, işleyen bellek de denilebiliyor.

Bunun nedeni, çoğunlukla, bilgiyi kullanmak için yeterince uzun bir süre kişinin hatırlamasına izin vererek çalışmasına bağlanır. Örneğin a ramak istediğiniz bir numarayı uzun bir süre hatırlayabilirsiniz ancak arama bittikten hemen sonra o numarayı unutabilirsiniz.

Anıları taramak, bir klasörden dosya çekmek gibi değildir. Beynin anıyı yeniden yaratması ve yeniden hayal etmesi gerekir. Ortaya çıkan anı, orijinalin mükemmel bir kopyası değildir. Dünyadaki herhangi bir bilgiyi arama yeteneği, insan hafızasının dışındaki her şey için harikadır. İnsan beyni aslında tembel değildir. Ancak oldukça meşguldür ve önceliği kesinlikle yapılması gereken görevlere veriyor. Dolayısıyla, bir şeye tekrar bakabileceğinizi bilirse beyniniz o bilgiyi depolamayabilir.

Resimler, hafıza için güçlü araçlardır. Araştırmalar, insanların resimler söz konusu olduğunda yüzde 655 daha fazla bilgi tuttuğunu gösterdi. Bilim insanları, deneyimlediğiniz ve sakladığınız tüm durumlara, bilişsel şablon diyor. Eğer bilgileri hatırlamak istiyorsanız, tekrar etmeniz gerekiyor. Ayrıca hatırlamak istediğiniz bilgiye tekrarlarken bağlam eklemek, kişinin o bilgiyi daha iyi hatırlamasına da yardımcı oluyor.

Beyni Korumak için Alışkanlık Edinilmesi Gerekenler

  • Su, insan beyninin sağlığı ve bilgi işlem gücünde büyük bir rol oynar. Bunun nedeni beynin yaklaşık yüzde 75'inin sudan oluşmasıdır. Bu yüzden su içmeyi alışkanlık haline getirmek oldukça önemlidir.
  • Uyku eksikliği bilgi işlemeyi, dikkati, hafızayı, ruh halini ve mantığı etkiler. Bu yüzden beyni dinlendirmek oldukça önemlidir. Yeterli bir süre uyumayı alışkanlık haline getirmek gerekir.
  • Beynin uyukladığı durumlarda kestirmek normaldir. Çünkü o zaman dilimlerinde beyin dinlenmeye çalışır. Kişinin günlük rutinini oluştururken bunu göz ardı etmemesi gerekir.
  • Beynin uykuya olan düşkünlüğü hareketsiz olmayı sevdiği anlamına gelmez. Düzenli egzersiz insan vücuduna yararlı olduğu kadar beyin sağlığına da yararlıdır.
  • Beyin, stresten hoşlanmaz. Zaten stres, genel sağlık için de kötüdür. Beyin kısa vadeli streslerle başa çıkabilir ancak uzun süreli stres durumlarında yardım almakta fayda vardır.

Değişik konularda daha fazla bilgi edinmek isterseniz aşağıdaki yazılarımıza göz atabilirsiniz:

Originally published at https://www.teknotomy.com on March 2, 2021.

https://www.teknotomy.com/